|
Yüzümüzde ki ifadeler, el ve vücut hareketlerimiz, vücudumuzun duruşu ve göz temasımız iletişimde önemli yer tutar. Kendi iç kaygılarımızın, sevinçlerimizin, hırslarımızın, yanlışlarımızın, doğrularımızın bizi yönlendirdiği gibi karşımızdakini de yönlendirdiğini ve karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamanın en iyi yolunun o kişinin yerine kendimizi koymak olduğunu bilmek empatik olma yolunda attığımız ilk adımdır. Yani karşımızda ki kişinin duygu ve düşüncelerini anlasakda, anladığımızı karşımızdakine ifade edemediğimizde empati kurma sürecini tam anlamıyla gerçekleştirmiş sayılmayız.
Paylaşılan iletişim sürecinde kişinin kendi farklılığını, belirli bir olaya ilişkin yorumunu dile getirme becerisi kadar, karşısındaki kişinin aynı olayla ilgili üretmiş olduğu yorumu dinleyebilme becerisi de önem kazanmaktadır. Eğer bizler karşımızdakilerin duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışmazsak karşımızdakilerin bizi anlamasını bekleyemeyiz.
Günümüzde çıkar çatışmalarına bile empati ile yaklaşıldığında karşılıklı ne istendiği daha anlaşılır bir hal almaktadır. Empatik davranmaya başlayarak iş arkadaşlarınızı, yöneticinizi, dostlarınızı, kısacası iletişim kurduğunuz herkesi daha iyi anlayabilir, yaşadığınız iletişim sorunlarını ortadan kaldırabilirsiniz.
Kaynak: Human Resources İnsan Kaynakları ve Yönetim Dergisi
|